09 Haziran 2009 Salı

Avrupa Parlamentosu Seçimleri Üzerine

Geride bıraktığımız son üç belki dört yıldır dünya petrol fiyatlarının artmasına bağlı ciddi bir nakit bolluğu yaşadı. Gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkeler ve geri kalmış ülkeler birbirleri arasında gerek nakit gerekse ticari mal bakımından alışverişte oldular. Bazı ülkeler ekonomilerinin rakamsal bakımdan küçük kalmasını göze alarak ulusal kaynak kullanımı ile yetinmeyi onca nakit bolluğuna rağmen uygun görürken, bazı ülkeler ise ulusal kaynaklarının çok dışına çıkarak 'yüksek rölanti'de çalışmayı ve reel ekonominin dışında kapital nakitine dayalı ferahlığı benimsediler. Bu iki tür ülkeler kümesinin elemanlarının kimler olduğunu konu ile çok az ilgisi olanlar dahil herkes biliyor.

Tüm dünya`da ortaya çıkan bu nakit bolluğu özellikle her alanda imarlaşmayı/yapılaşmayı tetiklerken üretime dayalı sanayi ve dolayısıyla istihdam bakımından yeni kapılar açmayı her nedense pek başaramadı. İşte bu detayın atlanmasının ne denli yanlış olduğunu yaşadığımız 'paranın merkezine çekilmesi' yani tüm malların ahırına dönmesi ile görmekteyiz. Dünya bir baktı ki meraların otları tükenmiş, ağaçlandırmaya önem verilmemiş ve erozyon kısım kısım kendini göstermekte...

Dünya`nın sosyo-ekonomik çağı mikro ve makro ölçekte tüm akımlarda belirleyicinin para olduğu bir yapıyı benimsedi, bunu tikelde 7-15 yaş çocuklarda, tümelde ise seçim sonuçlarında görmek mümkündür. Seçim sonuçları gösteriyor ki

Para mikro-makro tercihleri yönlendirir.
Para merkeze yönelmiştir.
O halde mikro-makro tercihlerde merkeze yönelmiştir.

Yani sosyo-politik kavramıyla tercihler merkezi korurken kızgınlıklar uçları güçlendirmektedir. Avrupa`da oluşan yeni Parlamento`da bunu kanıtlamaktadır. Örneğin Sosyalistler ve Demokratlar konumlarını (kısmi düşüş seçime katılımı oranın düşük olmasındandır) korumaktadır. Liberallerin oyları ilk iki grubun yani Demokrat ve Sosyalistlerin çok altında olduğu için ilk üç biçiminde bir sıralama yapmak yerine Liberalleri biraz daha ayrı tutarak kalan grupları (Birleşik Sol dahil) uçlarda görmek çokta acımasız bir yaklaşım olmasa gerek diyor ve bu uçların belirli oranlarda (en yükseği Sağ gruplar olmak üzere) güç kazandığını görüyoruz.

Uçların güçlenmesini ülkemizdeki yerel seçimlerde de gördük. Şimdi Avrupa seçimlerinde de benzer bir tablo görmekteyiz. Arabalarını vitese takmak yerine içinde oturmayı tercih edenlerin de Liberal cizgide bulunmakta devam ettiğini ayrıca söyleyebiliriz. Yukarıda anlattığım sebepler ve mümkün olduğunca objektif tespitlerim gösteriyor ki nihayet ulusal kaynakların gerçeği yansıttığı kitleler tarafından anlaşılmış ancak çözüm orta ya da merkezde aranmamaktadır. Bunun nedeni ise siyasal duyarlılıkların son 4-5 yılda taban yapmasıdır. Yani kitlerin siyaseti tanımamasıdır.

0 yorum: