* İşsizlik sorunun çözüldüğü, istihdam ve işçi maaşlarının yükseldiği,
* Doğalgaz, elektrik, su, telefon, kira, faiz ve tüm vergi giderlerinin azaldığı,
* İşçilerin en az memurlar kadar değerli olduğu,
* Irak, İran, Filistin ve tüm Ortadoğu ülkelerinin tamamen bağımsızlaşarak kalkındığı,
* İçte kardeş kavgasının son bulduğu, dışta emperyalin aktığı kanların durduğu,
* Avrupa ile politikası ve ilişkileri netleşen,
* Yunanistan ve Rusya ile politikası ve ilişkileri netleşen,
* Tüm Türk Cumhuriyetleri ve Asya ile politikası ve ilişkileri netleşen,
* Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti`ne sahip çıkılan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile politikası ve ilişkileri netleşen,
* Amerika Birleşik Devletleri ile politikası ve ilişkileri netleşen,
* İnsan ve donanım bakımından daha güçlü bir Türk Silahları Kuvvetleri`nin oluşturulduğu,
* Müsrüfün son bulduğu ve tüm kurumların bütçelerinin azaltıldığı,
* Dış ve iç borçların (özel ve kamu) tamamının ödendiği,
* İthalatın (zorunlu kalemler dışında) son bulduğu ve ihracatın istikrarlı ve sürekli olarak yükseldiği,
* İlk ve Orta öğretimde bilim insanın yetiştirildiği,
* Yüksek öğretimde bilim adamlarının yetiştirildiği,
* Yolsuzlukların ve akraba-eş-dost-yandaş kayırmaların tamamen son bulduğu,
* Üretmediği her şeyi üreten, üretmediğini tüketmeyen ve üreten Türkiye`nin gerçekleştiği,
* Sosyal hakların her alanda daha sade, temiz ve her kesime eşit şekilde yaygınlaştığı,
...sağlık, mutluluk ve refah dolu bir 2009 geçmesi dileklerimle, saygı ve sevgiler sunarım.
31 Aralık 2008 Çarşamba
25 Aralık 2008 Perşembe
21 Aralık 2008 Pazar
Bilgi Teknolojileri Sektörü ve İşsizlik
İstanbul, Ankara ve İzmir Türkiye`nin en büyük üç ili olduğu için belki bu değerlendirmenin dışında bırakmak mümkün olabilir. Çünkü buralar kapansa da açılma ihtimali olan sektörel bir iş yapısına sahip kentler. Oysa anadolu kentlerinde durum çok farklı kişisel ve kurumsal kullanıcı yok. Kurumsal kapsamına devlet kuruluşlarını almıyorum. Anadolu`da devlet kurumlarının ihale ile sözleşmeli olarak kurulum ve bakımlarını yapan şirketler olmasa zaten bilişim sektörü diye birşey olmayacaktır.
Bu nedenle Meslek Liseleri ve/veya Meslek Yüksek Okullarının bilgisayar bölümlerinden mezun olan birçok aday iş söz konusu olduğunda hayal kırıklığına uğramaktadır. Bu durum bilişim sektörünü anadolu açısından sözde cazip bir iş haline dönüştürmektedir. Okullar, sosyal güvenlik kurumları, belediyeler, bankalar, valilik ve bağlı birimler, adli kurumlar, kaymakamlıklar vb. kurumların kurulum ve bakım işlerini alabilen bazı şirketler işlerini bu sayede ve bir ölçüde sürdürmektedir. Ancak son yıllarda bu ihaleler İstanbul, Ankara ve İzmir merkezli şirketlerce alınmakta ve bu şirketler ilgili kente sadece bir ofis kurarak yine kentte yaşayan adayları istihdam etmemektedir.
Bu ve benzeri birçok sorun işsiz bilgi teknolojileri uzmanı sayısının malesef çoğalmasına neden olmaktdır. Gelecekte daha kasamlı bir şekilde gündeme gelecek bu sorunların çözümüne yönelik adımlar zorunludur. Örneğin A firması İstanbul merkezlidir. Gelir bir anadolu kentinde şube açar ihale/sözleşme alır. Merkezden ilgili kente eleman gönderilir. Elemanlarda 34 plakalı araçlarıyla anadolu kentlerinde o banka senin bu kurum benim işsiz meslektaşlarımızın durumlarını pekte göremezler.
Onlarda varlıklarını ağır İstanbul, Ankara ve İzmir ticari koşullarında elbette sürdürmek zorundadır. Ancak bu böyle sürdürülecekse onca anadolu kentinin meslek lisesi ve MYO`da yer alan bilgisayar bölümlerini kapatalım. Hiç olmazsa bizim mesleğimizde diplomalı işsiz sayısı az olsun. Her sektörden deneyimli, deneyimsiz, diplomalı ve diplomasız iki buçuk milyon işsiz var.
Bu nedenle Meslek Liseleri ve/veya Meslek Yüksek Okullarının bilgisayar bölümlerinden mezun olan birçok aday iş söz konusu olduğunda hayal kırıklığına uğramaktadır. Bu durum bilişim sektörünü anadolu açısından sözde cazip bir iş haline dönüştürmektedir. Okullar, sosyal güvenlik kurumları, belediyeler, bankalar, valilik ve bağlı birimler, adli kurumlar, kaymakamlıklar vb. kurumların kurulum ve bakım işlerini alabilen bazı şirketler işlerini bu sayede ve bir ölçüde sürdürmektedir. Ancak son yıllarda bu ihaleler İstanbul, Ankara ve İzmir merkezli şirketlerce alınmakta ve bu şirketler ilgili kente sadece bir ofis kurarak yine kentte yaşayan adayları istihdam etmemektedir.
Bu ve benzeri birçok sorun işsiz bilgi teknolojileri uzmanı sayısının malesef çoğalmasına neden olmaktdır. Gelecekte daha kasamlı bir şekilde gündeme gelecek bu sorunların çözümüne yönelik adımlar zorunludur. Örneğin A firması İstanbul merkezlidir. Gelir bir anadolu kentinde şube açar ihale/sözleşme alır. Merkezden ilgili kente eleman gönderilir. Elemanlarda 34 plakalı araçlarıyla anadolu kentlerinde o banka senin bu kurum benim işsiz meslektaşlarımızın durumlarını pekte göremezler.
Onlarda varlıklarını ağır İstanbul, Ankara ve İzmir ticari koşullarında elbette sürdürmek zorundadır. Ancak bu böyle sürdürülecekse onca anadolu kentinin meslek lisesi ve MYO`da yer alan bilgisayar bölümlerini kapatalım. Hiç olmazsa bizim mesleğimizde diplomalı işsiz sayısı az olsun. Her sektörden deneyimli, deneyimsiz, diplomalı ve diplomasız iki buçuk milyon işsiz var.
Etiketler:
açık standartlar,
bilgi teknolojileri,
kapalı standartlar,
sosyal
Güçlü Telekomünikasyon Alt Yapısı Gereksinimi ve Bazı Öngörüler
Genel masaüstü kullanıcısının son dönemde bilgisayarın sadece internet`e bağlanma özelliğini kullanmakta olduğunu görmekteyiz. İnternet, müzik, oyun, paylaşımlar, haberleşme (görüntülü-görüntüsüz telefon görüşmeleri dahil), yazma ve okuma kullanım amaçlarının başında gelmektedir. Bunların tamamını zaten internet sağlamaktadır. Yani bir internet tarayıcısı kullanıcıya yetmektedir.
Çok yaygın olmasa da kullanıcılar dosyalarını dahil bilgisayarlarında değil internette ya da taşınabilir disklerde tutmaktadır. Yakın gelecekte programların internete yazılacağını ya da yazılmak zorunda olduğunu ve sanal klavyesi olan dokunmatik ekranlı makinelerin bu duruma entegre olacağını görmek mümkündür. Görüntülü-görüntüsüz telefon görüşmelerinin ulusal ve uluslararası boyutta internet üzerinden tamamen yapılır hale gelmesi imkanıda telekom alt yapımızın gelişmesini beklemektedir. Sonuçta bu da olacaktır. Elimizde ne kaldı? Yazılımlar, telefon ve tüm diğer gereksinimlerimizi dokunarak karşılayacağız. Şu anda kısmen karşılıyoruz. Ama yakın gelecekte tümüyle karşılayacağımızı görüyoruz.
Çok yaygın olmasa da kullanıcılar dosyalarını dahil bilgisayarlarında değil internette ya da taşınabilir disklerde tutmaktadır. Yakın gelecekte programların internete yazılacağını ya da yazılmak zorunda olduğunu ve sanal klavyesi olan dokunmatik ekranlı makinelerin bu duruma entegre olacağını görmek mümkündür. Görüntülü-görüntüsüz telefon görüşmelerinin ulusal ve uluslararası boyutta internet üzerinden tamamen yapılır hale gelmesi imkanıda telekom alt yapımızın gelişmesini beklemektedir. Sonuçta bu da olacaktır. Elimizde ne kaldı? Yazılımlar, telefon ve tüm diğer gereksinimlerimizi dokunarak karşılayacağız. Şu anda kısmen karşılıyoruz. Ama yakın gelecekte tümüyle karşılayacağımızı görüyoruz.

-Veri Sunucusu/Servisi/Şirketi: Kullanıcıların verilerini belli şartlara bağlı olarak gizlilik içerisinde 'internet üzerinden merkezi olarak' tutmayı garanti eden ulusal/uluslararası hizmet sağlayıcı şirketler olacaktır.
-Uygulama Sunucusu/Servisi/Şirketi: Kullanıcılara istedikleri yazılımları merkezi olarak 'internet üzerinden merkezi olarak' sunacak olan hizmet sağlayıcı şirketler olacaktır.
-İnternet Sunucusu/Servisi/Şirketi: Kullanıcıların web platformunda her türlü materyallerini sunmalarını ve hazır materyaller kullanmalarını 'internet üzerinden merkezi olarak' sunacak olan hizmet sağlayıcı şirketler olacaktır. Mevcut hosting ve domain şirketlerinin biraz daha gelişmiş farklı bir anlayışta bulunur halleri şeklindedir.
-Onarma Sunucusu/Servisi/Şirketi: Kullanıcıların bilgisayarları üzerinde çalışan yazılımlarda çıkabilcek sorunları 'internet üzerinden merkezi olarak' bilgisayara bağlanarak onaracak olan hizmet sağlayıcı şirketler olacaktır. Şimdiki sorunların bu öngörülerin tümüyle gerçekleştiği durumda ne derece düşeceğini tahmin edersiniz.
Bu noktada yazının başlığına dönmek üzere yukarıdaki maddelerde tek tırnak içerisinde belirttiğim 'internet üzerinden merkezi olarak' kelimeleri ile bu durumda doğacak olan güçlü telekomünikasyon alt yapısı gereksiniminin mevcut yapı ile karşılanabileceğini düşünmüyorum.
-Uygulama Sunucusu/Servisi/Şirketi: Kullanıcılara istedikleri yazılımları merkezi olarak 'internet üzerinden merkezi olarak' sunacak olan hizmet sağlayıcı şirketler olacaktır.
-İnternet Sunucusu/Servisi/Şirketi: Kullanıcıların web platformunda her türlü materyallerini sunmalarını ve hazır materyaller kullanmalarını 'internet üzerinden merkezi olarak' sunacak olan hizmet sağlayıcı şirketler olacaktır. Mevcut hosting ve domain şirketlerinin biraz daha gelişmiş farklı bir anlayışta bulunur halleri şeklindedir.
-Onarma Sunucusu/Servisi/Şirketi: Kullanıcıların bilgisayarları üzerinde çalışan yazılımlarda çıkabilcek sorunları 'internet üzerinden merkezi olarak' bilgisayara bağlanarak onaracak olan hizmet sağlayıcı şirketler olacaktır. Şimdiki sorunların bu öngörülerin tümüyle gerçekleştiği durumda ne derece düşeceğini tahmin edersiniz.
Bu noktada yazının başlığına dönmek üzere yukarıdaki maddelerde tek tırnak içerisinde belirttiğim 'internet üzerinden merkezi olarak' kelimeleri ile bu durumda doğacak olan güçlü telekomünikasyon alt yapısı gereksiniminin mevcut yapı ile karşılanabileceğini düşünmüyorum.
Etiketler:
açık standartlar,
linuxgezegen
Internet Standartları Belirleyici Olmaya Devam Ederken
Önce firmalar daha sonra bu firmaların yaydığı iyi ya da kötü alışkanlıklar ve daha sonra bu alışkanlıkları düzenlemek üzere ortaya çıkan oluşumlar. Bu yapı aslında tam tersi olmalıdır. Önce standartlar daha sonra bunlara uygun iş yapan insanlar. Neyse ki iyi ya da kötü bir internet platformu ve bu platform üzerinde kullanılan/çalışan çeşitli standartlar oluşturulmuştur. Uluslararası olabilmenin en kolay yolu bu platformdur. Şimdi aşağıdaki grafiğe bakalım.

Görüldüğü üzere işletim sistemi kullanımında bağımlılık esastır. Formatlar belirleyici nitelik taşır. Özgür yazılımlar ile bu belirleyicilik yüzdesi düşürülmüş olsa dahi varlığını sürdürmektedir. Şimdi aşağıdaki grafiğe de bakalım.

Geldiğimiz nokta göstermiştir ki standart sorun değil format sorundur. Dosya uzantıları sorundur. Bağımlılık yapan sistemler sorundur. Neden program benim bilgisayarıma kuruluyor? Bakımı neden bilgisayarıma fiziksel olarak müdahele gerektiriyor? Bu kadar dosyayı bilgisayarım tutmak zorunda mıdır? vb. gibi sayısız soru/sorun gündeme getirilebilir.
Yazılımın ısrarla somut bir varlık gibi ürün haline getirilmesi, kutulanması, lisans ile satılması ve birçok belge ile pazarlanması devrinin kapandığını söyleyememekle bilrikte kapanacağından emin olduğumu söyleyebilirim.
Yazılım kavram anlamına yakışan bir şekilde sunulduğunda tarayıcılar üzerinden ulaşılan uygulamaların sayıları artacaktır. İlk akla gelen örnek Google dokümanlarda kendini göstermektedir. ebuddy haberleşme yazılımına olan ihtiyacı ortadan kaldırmaktadır. Bu konuyu biraz daha farklı bir şekilde ele almaya devam edeceğim.
Yazılımın ısrarla somut bir varlık gibi ürün haline getirilmesi, kutulanması, lisans ile satılması ve birçok belge ile pazarlanması devrinin kapandığını söyleyememekle bilrikte kapanacağından emin olduğumu söyleyebilirim.
Yazılım kavram anlamına yakışan bir şekilde sunulduğunda tarayıcılar üzerinden ulaşılan uygulamaların sayıları artacaktır. İlk akla gelen örnek Google dokümanlarda kendini göstermektedir. ebuddy haberleşme yazılımına olan ihtiyacı ortadan kaldırmaktadır. Bu konuyu biraz daha farklı bir şekilde ele almaya devam edeceğim.
Etiketler:
açık standartlar,
linuxgezegen
11 Aralık 2008 Perşembe
Özgür Yazılım ve Kurumsallaşma Üzerine
Ara ara gündeme gelen bir konu: sahipsiz yazılım ne kadar kurumsal olabilir? Bu yorumları iki yönüyle gündeme taşıyanlar bulunuyor. Birinci yaklaşım 'yazılım sahipsiz değil özgürdür' derken, ikinci yaklaşım 'sahipsiz olmak özgürlük değil başı boşluktur' demeye getiriyor.
Şimdi ikinci yaklaşımın oluşmasını sağlayan yazıları kaynak etmenin önemli olduğunu düşünmüyorum. Birinci yaklaşım üzerine bir şeyler söylenebilir. Genel görüntünün çok temel birkaç yönü vardır. Bu yönleri grafik etmek gerekirse aşağıdaki şekil ilk akla gelenler olabilir.
Satış Şirketleri (Ticari): Açık kaynak kodlu yazılımın ürün olarak hazırlayan ve pazarlayan şirketler.
Eğitim Şirketleri (Ticari): Hali hazırda kullanılan açık kaynak kodlu yazılımların varsa resmi müfredat programları ile yoksa özgün bir müfredat programı hazırlayarak eğitimlerini veren ve testlerini yapan şirketler.
Hizmet Şirketleri (Ticari): Açık kaynak kodlu yazılımların en etkin şekilde kullanılmasına yönelik projelendirme, uygulama ve bakım hizmetleri sağlayan şirketler.
Sivil Toplum Örgütleri (Sosyal Sorumluluk): Açık kaynak kodlu yazılımların bilimsel ve ekonomik gelişmeye katkıları nedeniyle yaygınlaşmasını amaçlayan örgütlü ve sosyal-tabanlı organizasyonlar.
Resmi Birimler (Ulusal Strateji): Açık kaynak kodlu yazılımların teknolojik bakımdan ulusal üstünlük sağlayabileceği noktaların tespiti, kurumlara anlatılması, uygulanmasının sağlanması, alternatif geliştirme ve teknoloji-bağımlılık yüzdelerinin en aza indirilmesini hedefleyen devlet kuruluşları ve kuruluşlar içerisinde yer alan ilgili bazı birimlerdir.
Geliştiriciler (Mühendislik): Ağırlıkla Linux çekirdeği üzerinden işletim sistemi dağıtımı oluşturulması, açık kaynak kodlu gömülü aygıt imalatı, mevcut dağıtımlara ek özellik sağlanması, hataların onarılması, mevut teknolojinin gelecek-nesil teknolojilere uyarlanması ve teknik kriterler/standartlar oluşturulması gibi süreçlerin idarecileridir.
Katkıcılar(Gönüllü): Ortaya çıkmış ya da çıkacak açık kaynak kodlu yazılar için topluluk oluşturulması, topluluklar içerisinde yer tutmak, yaygınlaşma çalışmalarına katkı sağlamak başta olmak üzere bu ve benzeri işlerin gönüllü sorumlularıdır.
Görüldüğü üzere özgür yazılım felsefesinin ana hatları bunlardır. Burada birçok kapalı kaynak kodlu yazılım uzmanının ve kullanıcısının kavramakta güçlük çektiği temel nokta işin ticari boyutunda ki minikliktir. Açık kaynak kodlu yazılımların ve bu yazılımları içeren donanımların, yazılım ve donanım sektöründe ki döner sermayesinin kapalı kaynak kodlu sistemlere oranla düşük olması özgür yazılımın para kazandırmadığı anlamını taşımamaktadır. Bu konuları daha detaylı olarak incelemek gerekmektedir.
Şimdi ikinci yaklaşımın oluşmasını sağlayan yazıları kaynak etmenin önemli olduğunu düşünmüyorum. Birinci yaklaşım üzerine bir şeyler söylenebilir. Genel görüntünün çok temel birkaç yönü vardır. Bu yönleri grafik etmek gerekirse aşağıdaki şekil ilk akla gelenler olabilir.
Satış Şirketleri (Ticari): Açık kaynak kodlu yazılımın ürün olarak hazırlayan ve pazarlayan şirketler.Eğitim Şirketleri (Ticari): Hali hazırda kullanılan açık kaynak kodlu yazılımların varsa resmi müfredat programları ile yoksa özgün bir müfredat programı hazırlayarak eğitimlerini veren ve testlerini yapan şirketler.
Hizmet Şirketleri (Ticari): Açık kaynak kodlu yazılımların en etkin şekilde kullanılmasına yönelik projelendirme, uygulama ve bakım hizmetleri sağlayan şirketler.
Sivil Toplum Örgütleri (Sosyal Sorumluluk): Açık kaynak kodlu yazılımların bilimsel ve ekonomik gelişmeye katkıları nedeniyle yaygınlaşmasını amaçlayan örgütlü ve sosyal-tabanlı organizasyonlar.
Resmi Birimler (Ulusal Strateji): Açık kaynak kodlu yazılımların teknolojik bakımdan ulusal üstünlük sağlayabileceği noktaların tespiti, kurumlara anlatılması, uygulanmasının sağlanması, alternatif geliştirme ve teknoloji-bağımlılık yüzdelerinin en aza indirilmesini hedefleyen devlet kuruluşları ve kuruluşlar içerisinde yer alan ilgili bazı birimlerdir.
Geliştiriciler (Mühendislik): Ağırlıkla Linux çekirdeği üzerinden işletim sistemi dağıtımı oluşturulması, açık kaynak kodlu gömülü aygıt imalatı, mevcut dağıtımlara ek özellik sağlanması, hataların onarılması, mevut teknolojinin gelecek-nesil teknolojilere uyarlanması ve teknik kriterler/standartlar oluşturulması gibi süreçlerin idarecileridir.
Katkıcılar(Gönüllü): Ortaya çıkmış ya da çıkacak açık kaynak kodlu yazılar için topluluk oluşturulması, topluluklar içerisinde yer tutmak, yaygınlaşma çalışmalarına katkı sağlamak başta olmak üzere bu ve benzeri işlerin gönüllü sorumlularıdır.
Görüldüğü üzere özgür yazılım felsefesinin ana hatları bunlardır. Burada birçok kapalı kaynak kodlu yazılım uzmanının ve kullanıcısının kavramakta güçlük çektiği temel nokta işin ticari boyutunda ki minikliktir. Açık kaynak kodlu yazılımların ve bu yazılımları içeren donanımların, yazılım ve donanım sektöründe ki döner sermayesinin kapalı kaynak kodlu sistemlere oranla düşük olması özgür yazılımın para kazandırmadığı anlamını taşımamaktadır. Bu konuları daha detaylı olarak incelemek gerekmektedir.
Etiketler:
açık standartlar,
linuxgezegen
08 Aralık 2008 Pazartesi
Kurban Bayramı
Birden daha bir önceki bayramı yani şeker bayramını ve o zaman ki (07:43 30/09/08 Salı) girdimi hatırladım. Şu anda saat 07:59 ve tarih (08/12/08). Bu gün kurban bayramı ve herkesin bayramını kutluyorum. Sağlık ve mutluluk dolu günler diliyorum.
Bu arada (kendisi benden önce gittiği için) şeker bayramında ki gibi babamın arkasından da olsa bir karesini alamadım.
Bitirmeden önce tekrar tekrar herkesin bayramını kutluyor; bu bayramın, ülkemizin içinde bulunduğu sıkıntıların sonlanması için bir fırsat olmasını diliyorum.
Etiketler:
sosyal
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


